11. Sınıf İpekyolu Yayınları Biyoloji Ders Kitabı 77. Sayfa Cevapları
11. Sınıf İpekyolu Yayınları Biyoloji Ders Kitabı Cevapları2017-2018 eğitim-öğretim yılı ders ve çalışma kitaplarının cevaplarını sitemizde bulabileceksiniz. Bu yıl da ödevlerinizde size yardımcı olacağız. Sitemizde yayınlanan ders ve çalışma kitaplarının cevapları kesin doğruluk teşkil etmemektedir. Paylaşılan sayfalar, kendi cevaplarınız ile karşılaştırmanız için yayınlanmaktadır. Bu sebeple bu yayınlar ile ancak kendi cevaplarınızın doğruluğunu kontrol edebilirsiniz.

Sitemizde yayınlanan çalışma kitaplarının cevapları kesin doğruluk teşkaktadır. Bu sebeple bu yayınlar ile ancak kendi cevaplarınızın doğruluğunu kontrol edebilirsiniz.

I. ÜNİTE: CANLILARDA ENERJİ DÖNÜŞÜMLERİ

11. Sınıf İpekyolu Yayınları Biyoloji Ders Kitabı 77. Sayfa Cevapları 

I. ÜNİTE SONU ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME

A. Aşağıdaki soruları cevaplandırınız.
1. Canlıların kullandığı enerji molekülü nedir? Canlılar ihtiyacı olan bu enerjiyi hangi yollarla sentez
leyebilir? Açıklayınız.
Canlıların kullandığı enerji molekülü ATP'dir.
Canlılarda ATP'nin üretildiği tepkimelere fosforilasyon denir. ATP'nin ADP ve AMP'ye perçalandığı tepkimelere ise defosforilasyon denir.

Fosforilasyon tepkimeleri ise 4 çeşittir:
1.Substrat düzeyinde fosforilasyon,
2. Oksidatif fosforilasyon,
3. Kemosentetik fosforilasyon,
4. Fotosentetik fosforilasyon'dur.
2. Fotosentez hakkındaki bilgilerin tarihsel gelişimi üzerinden elde edilen bilgiler sonucu bilimsel bilgi hakkında nasıl bir çıkarımda bulunabilirsiniz?
M.Ö. -Aristoteles (MÖ 384-MÖ 322) bitkilerin besin maddelerini kökleri aracılığıyla topraktan aldıklarını ileri sürmüştür.

1640 - 17. yüzyılda, bitkisel materyal sentezi ile ilk araştırmaları yapmıştır. Araştırmacı 2, 5 kg. ağırlığındaki bir söğüt fidanını içinde 100 kg. toprak bulunan bir saksıya dikmiş ve bunu 5 yıl süresince sadece yağmur suyuyla sulamıştır. Süre sonunda fidan 85 kg'lık bir ağaç olmuştur. deneme sonunda toprak kuru ağırlığı 99, 994 kg. olarak belirlenmiştir. Aradaki 50 gramlık fark deney hatası olarak kabul edilmiş ve bitki ağırlığında oluşan 82, 5 kg'lık madde artışının yalnız sudan kaynaklandığı kanısına varmıştır.

1771 - İlk kez 1771 yılında Joseph Priestley, bitkiler tarafından dışarı verilen oksijenin hayvanlar tarafından kirletilen havayı temizlediği fikrini ortaya atmıştır.

1779 - Jan Ingenhousz (1730-1799) havanın temizlenmesinin yeşil bitkiler tarafından ışıkta yapıldığını açıklamıştır. Fotosentezde klorofilin önemini vurgulamıştır.

1782 -1782 yılında Senebier (1742-1804) yeşil bitkilerin havaya O2 vermesinin CO2almalarına ve bitkiler tarafından meydana getirilen O2 miktarının tamamen ortamda varolan CO2 miktarına bağlı olduğunu göstermiştir.

1804 -De Saussure (1767-1843), bitkinin besin üretiminde karbondioksit ve su kullandığını göstermiştir.

1840 -Liebig (1803-1875) CO2'in bitkiler için C kaynağı olduğunu vurgulamıştır.

1842 -Robert Mayer, ışığın enerji içerdiğini, canlılar tarafından kullanılan enerji kaynağının güneş ışığı olduğunu ve fotosentezde bitkinin yakaladığı güneş enerjisini kimyasal enerjiye dönüştürdüğünü belirtmiştir.

1883 - Theodor Wilhelm Engelman (1843-1909) , ışığın dalga boyunun fotosentez hızına etkisini “Engelman deneyi” olarak ifade edilen basit bir düzenekle açıklamıştır. Deney sonucunda en çok fotosentezin mor-mavi daha sonra da kırmızı ışığın dalga boylarında olduğunu, en az ise yeşil ışığın dalga boyunda gerçekleştiğini açıklamıştır.

1905 -F. F. Blackman (1872-1967), fotosentezin yalnızca fotokimyasal bir olay değil aynı zamanda biyokimyasal bir olay olduğunu ileri sürerek, olayın ışık gerektirmeyen bir karanlık reaksiyon safhası olduğunu da vurgulamıştır. Ayrıca Blackman fotosentezde minimum yasasını bulmuştur. (Minimum yasası: Fotosentez hızı, fotosenteze etki eden etmenlerden miktarı en düşük olanına göre belirlenir.)

1915 - Richard Martin Willstätter (13 Ağustos 1872 – 3 Ağustos 1942) Alman kimyager. Klorofil de dahil olmak üzere bitki pigmentlerinin yapısı hakkındaki çalışmaları nedeniyle 1915 yılında Nobel Kimya Ödülü'nü kazanmıştır.

1931 - C.B. Van Niel (1897-1985), fotosentezin, yükseltgenebilir bir maddeden açığa çıkan hidrojen ile karbondioksitin indirgenerek besinin üretildiği ışığa bağımlı bir olay olduğu saptanmıştır. Atmosfere verilen oksijenin sudan kaynakalandığını ileri sürmüştür.

1937 - Robert Hill (Rabırt Hiyıl, 1899-1991), fotosentezin ışık reaksiyonu üzerinde çalışarak ortamda ışık, su ve uygun bir hidrojen yakalayıcısı bulunduğunda, izole kloroplastların bile ortamda CO2 olmadan O2 oluşturabildiklerini görmüştür. Ayrıca yapraklarda doğal bir hidrojen yakalayıcısı maddenin bulunduğunu ortaya koymuştur. Bugünkü bilgilere göre bu maddeler Fereodoksin ve NADP+'dır. Hill reaksiyonu adını verdiği bir denklemle olayı açıklamıştır. Reaksiyon, fotosentezde O2'nin ışık reaksiyonlarında oluştuğu ve bunun kökeninin CO2 değil de H2O olduğunu göstermesi yönünden önemlidir.

1960 - Peter Dennis Mitchell (29 Eylül 1920 - 10 Nisan 1992 ), ATP sentezi (fotofosforilasyonun kemioozmoz) mekanizmasının keşfi ile 1978 yılında Nobel Kimya Ödülüne layık görülmüştür.

1961 - Melvin Calvin (1911-1997), fotosentezin karanlık reaksiyonları üzerinde çalışan Calvin ve arkadaşları, olaydaki C metabolizmasını (Calvin Döngüsünü) tüm ayrıntılarıyla açıklamışlardır. Bunun üzerine Calvin'e Nobel Ödülü verilmiştir.

1919 - Mikroalg kültürü modern biyoteknolojilerden biridir. İlk kez tek hücreli alglerden Chlorella vulgarisBeijerink (1890) tarafından üretimi gerçekleştirilmiştir. Bitki fizyolojisini detaylı incelemek için tek hücreli alg kültürleri kullanımı Warburg tarafından geliştirilmiştir.
3. Fotosentezin ışığa bağımlı ve ışıktan bağımsız evrelerini karşılaştırınız.
Işığa bağımlı reaksiyonlar
Kloroplastın granaları oluşturan tilakoit zarda gerçekleşir.
Işık, klorofil (FS I ve FS II), ETS görev yapar.
ADP+Pİ, su harcanır.
CO2, ATP, NADPH+H+ harcanır.
Organik monomerler, organik bazlar, vitaminler… üretilir.
Fotoliz görülmez.
Fotofosforilasyon ile ATP üretilir.
NADP indirgenir.
Sıcaklıktan çok ışık şiddeti etkidir.
Gerçekleşmesi için ışık ve klorofil şarttır.
ATP sentaz enzimi görev yapar.

Işıktan bağımsız reaksiyonlar
Kloroplastın stromasında gerçekleşir.
Işık, klorofil (FS I ve FS II), ETS görev yapmaz.
ATP, NADPH+H+, O2 üretilir.

Suyun fotolizi gerçekleşir.
Fotofosforilasyon görülmez, tersine defosforilasyon gerçekleşir.
NADPH+H+ yükseltgenir.
Işık şiddetinden çok sıcaklık değişimleri etkilidir.
Gerçekleşmesi için ışık ve klorofil şart değildir. Ancak ışığa bağımlı reaksiyonlarda üretilen ATP ve NADPH+H+ şarttır.
ATP sentaz enzimi görev yapmaz.
4. Fotosentezin ışığa bağlı olmayan reaksiyonlarında ribuloz difosfat (RDP) molekülünün önemi nedir? Açıklayınız.
Ribuloz monofosfat (RMP),ATP molekülünde ki fosfat grubuyla karanlık evre reaksiyonlarında karbondioksit'i tutan ribulaz difosfat molekülünü oluşturur.
Bu şekilde bir molekül karbondioksitin glikoz yapım reaksiyonlarına dahil edilmiş olur.

5. Fotosentez hızına etki eden çevresel faktörler nelerdir?
-Işık şiddeti
-Işığın dalga boyu
-CO2 miktarı
-Ortam sıcaklığı
-Ortamın pH değeri
-Su miktarı
-Mineraller

6. Kemosentezde organik madde sentezinde kullanılan enerjinin kaynağı nedir? Açıklayınız.
Nitrit ve nitrattir

7. Tüm canlılarda niçin glikoliz aynı şekilde ortak olarak gerçekleşir? Açıklayınız.
Tüm canlılarda ATP üretiminde yani oksijenli solunum ve oksijensiz solunum sırasında aynı olan evre "glikoliz" dir.
Bu evrenin ortak olmasının nedeni tüm canlılarda glikoliz enzimlerinin evrensel olmasıdır.
Prokaryotlarda oksijensiz solunum için devam edilecekse mitokondri olmadığı için bu olaylar, hücre zarının kıvrımı olan mezozomlarda devam edilir.
Ökaryotlarda ise mitokondri organelinde devam eder.

8. Glikolizin son ürünü olan pirüvik asitin oluşumundan sonraki reaksiyonlarda farklı son ürünler oluşmasını nasıl açıklarsınız?
Bundan sonra bir reaksiyon gerçekleşse oksijenli solunuma ve oksijensiz solunum olarak ikiye ayrılır şöyle bir alsan eline oksijenli ve oksijensiz solunum örneklerini baktığında glikoliz evresi ayni sonra etil alkoldeki gibi CO2 çıkması oksijenli solunumda olur HADH2 çıkması oksijenli ve oksijensiz solunumda olur asetilco etil alkolde de var oksijenli dede var ama iste böyle bir tepkimeyle bitmezse hala reaksiyon devam ederse sitrik asit okzolaastik asit de gerçekleşirse krebs olsun gerçekleşir se o zaman farklı son ürünlerin oluşmasını açıklarız

9. Etil alkol ve laktik asit fermantasyonunda pirüvik asit oluşumundan sonraki reaksiyonlarda ATP üretimi olamamasına rağmen bu reaksiyonların gerçekleşmesinin yararı nedir? Açıklayınız.
Purivat birikiminin engellenmesi nadh h kadın tekrar kullanılabilmesi içindir.

10. Egzersiz yapan bir sporcuda çizgili kaslarda oluşan laktik asit yorgunluğa neden olmaktadır. Egzersiz bittikten bir süre sonra yorgunluk hissi kaybolur. Buna göre hücrede gerçekleşen hangi olaylar bu yorgunluk hissinin kaybolmasına neden olur?
Bu durum aslinda vücudumuzda dınlenme halinde herzaman az da olsa bulunan laktik asitin spor esnasında niye yükseldiğiyle ilgilidir.
Spora başladıktan sonra vücudun enerjiye olan ihiyacı haliyle hızlı bir şekilde artar. Bu durumda vücut ilk enerji kaynağı olan karbonhıdratın vücudumuzdaki depo şekli glikojeni enerjiye çevirir.
Enerjiye çevrilen bu karbohıdratlar spor esnasında kasılan kaslar arasında sıkışir ve bu kaslara ulaştırılan oksijeb seviyesi düşer. Vücut bu esnada karbohıdrat yakımı iöin yüksek oksijen kullanmak yerine oksijensiz enerji üretmeyi tercih eder. Bu enerjiyle birlikte laktik asit miktarında artma görülür ve bu da yorgunluğa sebebiyet verir.
Dinlenme ya da esneme hareketlerinden sonra kaslar gevşeyeceği için laktık asit vucttan salıır ve kaslar oksijensiz solunum yapmaya gerek duymaz. Enerji tekrar normal olarak glikojen depolarından sağlanır.
11. Prokaryot ve ökaryot hücrelerde oksijenli solunumda glikoliz, Krebs döngüsü ve ETS evreleri hücrenin hangi kısımlarında meydana gelir?

12. Oksijenli solunumda substrat düzeyinde fosforilasyon ve oksidatif fosforilasyonla ATP üretilen hücre kısımları nereleridir?
Ökaryot hücrelerde mitokondrilerde üretilen oksijen, oksijenli solunumdla üretilir. Oksijenli solunum ise-->substrat düzeyinde fosforilasyon, Krebs siklusu ve ETS bölümlerinden oluşur.
Substrat düzeyinde fosforilasyon--> Sitoplazmada,
Krebs Siklusu--> Mitokondri matriksinde,
ETS yani ATP'nin üretildiği bölüm ise--> mitokondri kristasında gerçekleşir.

13. Krebs döngüsünde açığa çıkan CO2, ATP, NADH + H+ ve FADH2 sayılarını belirtiniz.
6 nadh2. 2 fadh2. 4co2.2 atp bunlar olur krebste

14. Oksijenli solunumda oksijensiz solunuma göre enerji veriminin daha fazla olmasının sebebi nedir? Açıklayınız.
Oksijensiz solunumda oksijenli solunuma göre daha az enerji üretildiği doğrudur. Hücresel solunum enerji üretmek için yapılır. Glikoz molekülündeki kimyasal enerji bir dizi reaksiyonla açığa çıkarılır. Ancak oksijensiz solunumda glikoz tamamen parçalanmaz. 3 karbonlu pirüvata kadar parçalanır. Bu nedenle enerji verimi düşüktür.

15. Bitkiler sadece gece mi solunum yapar? Açıklayınız.
Bitkiler yaşamak için solunum yaparlar. Bu yüzden sadece gece değil gündüz de solunum yapmaları gerekir. Solunum yapmaları insanların solunumuyla çok benzerdir. Oksijen alırlar ve karbondioksit verirler.


Bunun yanında bitkiler gündüzleri fotosentez yaparlar. Yani gündüzleri hem solunum hem fotosentez yaparken, geceleri sadece solunum yaparlar.

Yorum Yazın

0 yorum:

1.YORUMLARA ADINIZI VE ŞEHRİNİZİ YAZINIZ. BU BİLGİLER YAZILMAZSA CEVAP VERİLMEYECEKTİR
2.SORULAR ONAYLANDIKTAN SONRA YAYINLANACAKTIR.
3.GMAİL HESABI OLANLAR YORUMU YAZDIKTAN SONRA ALTTAKİ BENİ BİLGİLENDİRİ TIKLARSANIZ SORULARA VERDİĞİMİZ CEVAPLAR MAİL ADRESİNİZE GELECEKTİR
4.KÜFÜR VE ŞİDDET İÇEREN YORUMLAR YAYINLANMAYACAKTIR