10. Sınıf Açılım Yayınları Biyoloji Ders Kitabı 89. Sayfa Cevapları Büyüme ve Gelişme
10. Sınıf Açılım Yayınları Biyoloji Ders Kitabı Cevapları10. Sınıf Açılım Yayınları Biyoloji Ders Kitabı Cevapları. 2017-2018 eğitim-öğretim yılı ders ve çalışma kitaplarının cevaplarını sitemizde bulabileceksiniz. Bu yıl da ödevlerinizde size yardımcı olacağız. Sitemizde yayınlanan ders ve çalışma kitaplarının cevapları kesin doğruluk teşkil etmemektedir. Paylaşılan sayfalar, kendi cevaplarınız ile karşılaştırmanız için yayınlanmaktadır. Bu sebeple bu yayınlar ile ancak kendi cevaplarınızın doğruluğunu kontrol edebilirsiniz.

Sitemizde yayınlanan çalışma kitaplarının cevapları kesin doğruluk teşkil etmemektedir. Paylaşılan sayfalar, kendi cevaplarınız ile karşılaştırmanız için yayınlanmaktadır. Bu sebeple bu yayınlar ile ancak kendi cevaplarınızın doğruluğunu kontrol edebilirsiniz.


1. Ünite: ÜREME

10. Sınıf Açılım Yayınları Biyoloji Ders Kitabı 89. Sayfa Cevapları Büyüme ve Gelişme 

KONU SONU DEĞERLENDİRME

A. Aşağıdaki soruların cevaplarını noktalı yerlere yazınız.

1. Büyüme ve gelişme nedir? Açıklayınız.
CEVAP: Büyüme: canlı vücudunun hacim ve kütlece artışıdır.
Gelişme: hücre ve dokuların biyolojik değişimlerinin sonucu organların işlevlerinin belli bir olgunluğa erişmesidir.
Boy uzaması, kilo artışı büyüme olarak değerlendirilirken zihinsel etkinlik gösterebilme, insan ilişkileri kurabilme gelişme ve olgunluğa erişme olarak görülür.

2. İnsanda gerçekleşen embriyonik gelişim dönemlerini sırasıyla açıklayınız.
CEVAP: Embriyonik gelişme dört grupta incelenir.
1. Segmentasyon
2. Gastrulasyon
3. Nörolasyon
4. Organogenez

1. Segmentasyon
Yumurta ile spermin döllenmesinden sonra oluşan zigot hızlı bir şekilde mitoz bölünmeler geçirir. Bu şekilde oluşan her bir hücreye blastomer denir.
Blastomer sayısı artarken hücrelerin büyüklüğü azalır. Zigotun hacmi ise değişmez. Fakat bölünürken besin tüketildiği için ağırlık azalır.
Zigot bir kez bölündüğünde ikili blastomer oluşur. Bir kez daha bölündüğünde dörtlü blastomer oluşur. Bu şekilde mitoz bölünmeler devam ederken çok sayıda (32 – 64 blastomer) blastomer morula adı verilen yapıyı oluşturur. Morula evresindeki embriyo başlangıçtaki zigottan daha hafiftir. Moruladaki hücreler kenarlara doğru hareket ederek içi sıvı dolu, tek sıra hücrelerle çevrili küre şeklindeki yapıya dönüşür. Bu yapıya blastula denir. İçindeki sıvıya blastosöl sıvısı denir.
Blastula evresinde farklılaşma olmaz. Hücreler birbirinin aynısıdır. En dışta bulunan tek sıra dizili hücreler ektoderm tabakasını oluşturur.

2. Gastrulasyon
Blastula evresinin ardından bir grup hücre içe doğru çökmeye başlar. Bu şekilde ilk sindirim boşluğu arkenteron oluşur. Embriyo artık iki tabakalıdır. Dışta ektoderm içte ise hücrelerin çökmesiyle oluşan ikinci tabaka endoderm bulunur. Ektoderm ve endodermden ayrılan hücreler farklılaşarak üçüncü bir tabakayı mezodermi oluşturur. Mezodermin gelişmesiyle oluşan ikinci vücut boşluğuna (karın boşluğu) sölom (gastrosöl) denir. Bu evredeki yapıya gastrula, gastrula oluşumuna da gastrulasyon (tabakalaşma) denir. Sünger ve sölenterler ektoderm ve endoderm tabakalarından oluşur. Bu canlılarda mezoderm tabakası bulunmaz. Yassı solucanlardan itibaren diğer tüm hayvanlarda mezoderm tabakası bulunmaktadır.

3. Nörolasyon
Embriyo yapısı bir disk şeklindeyken notokard denilen sırt ipliği oluşur. Notokard mitoz bölünmelerle nöral levhayı oluşturur. Nörol levha içeri çöker ve nöral tüp oluşur.Nörol tüpün geniş kısmından beyin, dar kısmından ise (omurgalılarda) omurga oluşur. Sinir dokusunun ve sinir sisteminin gelişmesini sağlayan farklılaşma evresine nörolasyon denir.

4. Organogenez
Embriyo tabakalarından organ sistemlerinin meydana gelmesine organogenez denir. Organogenezde hücre bölünmesi, hücre göçü ve hücre farklılaşması gibi olaylar sonucu organlar meydana gelmektedir. Hücrelerde genler aynı olmakla birlikte artık gen faaliyeti farklılık göstermektedir. Hücreler arasında kümeleşme ve karşılıklı etkileşim, bazen hücre ölümleri organogenezde etkilidir (el ve ayak parmakları oluşurken hücre ölümleri görülür).

3. Döllenme olayını açıklayınız.
CEVAP: Spermler testislerden üretraya geçer daha sonra dişi üreme organinda da yumurta olusur ve yumurta follopi tüpe geçer. Döllenmenin oluşmasıyla spermler dişiye geçer ve yumurtaya ulaşan ilk sperm başında bulunan AKROMOZOM sayesinde yumurtanin ZONAPELİCUDA ortusunu eriterek sperm cekirdeginin yumurtaya ulasmasini saglar. Daha sonra da yumurta cekirdegi ile sperm cekirdegi kaynasir.

4. Embriyo, gelişimini tamamlarken gerekli maddeleri nereden sağlar? Açıklayınız.
CEVAP: Zigotun arka arkaya bölünmeler geçirmesiyle oluşan embriyo, anne karnında plasentadan gelişmesini tamamlar. Embriyonun beslenmesi ve gelişmesi için plasenta oldukça elverişli bir yapıdır.
Embriyonun besin alış verişi plasentadan sağlanır. Plasenta, yavru doğana kadar anneden besin ve oksijen taşımakla görevlidir.

5. Embriyonik gelişime etki eden faktörler nelerdir? Açıklayınız.
CEVAP: Spermin kalitesine ve özellikle taşıdığı genetik şifreye bağlı nedenler genellikle erken embriyo gelişim döneminde özellikle 2. ve 3.gün gelişim seviyesinde embriyo kalitesi üzerinde negatif etki göstererek beklenenden düşük kalite embriyo oluşumu ile kendisini göstermektedir. Bazı durumlarda ise özellikle embriyonun rahme tutunması sonrası düşük oluşumundaki artış olarak etkisini göstermektedirler.

Yumurta sayısı ve hormonal uyarı ile elde edilen yumurta kalitesi bir diğer faktör. Yapılan çalışmalar özellikle 38 yaş ve üzerindeki kadınlarda gebelik oluşmamasının veya oluşan gebeliğin yüksek oranda kaybedilmesinin altında yatan temel nedenin yumurta hücrelerindeki mevcut kromozomal bozukluklar olduğunu göstermekte.

Embriyo ile ilgili faktörlerde ise durum biraz daha farklı: Embriyo oluşturmak için kullanılan sperm ve yumurta hücrelerinin kalitesi ile ilgili nedenlerin yanında ek olarak embriyonun elde edildikten rahme transferi arasında geçen sürede büyütüldüğü laboratuar şartları son derece önemli. Eğer insan vücudunu taklit edebilen, embriyoya bu süreçte en az stres yaşatan deneyim sahibi ve teknolojik bir laboratuar içerisinde büyütülmüş ise embriyonun sağlıklı bir gebelik oluşturma ihtimali çok daha yüksek.

Bu nedenle arasında belki de en az bilineni rahme bağlı nedenler. Gözlemlenen anatomik bir problemin varlığında gerekli cerrahi operasyonlar yapılarak rahim daha yüksek oranda embriyoyu kabul edebilen veya büyütebilecek bir yapıya sahip olabiliyor fakat biz hala gebeliğin ilk oluşum aşamasındaki embriyo ile rahim iç zarı arasındaki moleküler seviyedeki diyaloğun nasıl olduğunu, hangi eksiklikler neticesinde gebeliğin gerçeklemediğini veya kaybedilebildiğini büyük oranda bilmiyoruz. Yeni çalışmalar pek çok faktörün yanında bağışıklık sistemi hücrelerinin de etkili olduğunu gösteriyor ve bu konuda ek uygulamalar yapılarak sağlıklı gebelik eldesi oranı yükseltilmeye çalışılıyor.

6. Hamileliğin izlenmesinde kullanılan yöntemler nelerdir? Açıklayınız.
CEVAP: Hamileliğin izlenmesinde kullanılan bir diğer yöntem koryonik villus biyopsisi (CVS) dir. Bu yöntemde genellikle özel bir iğne ile annenin karın duvarından girilerek plasentaya ulaşılır ve oradan doku parçası alınır. Alınan parça laboratuvarda incelenir ve bebeğin sağlığı ile ilgili çeşitli bilgiler elde edilir. CVS, en uygun olarak hamileliğin 11. – 13. haftaları arasında yapılır. Yapılma amacı genellikle amniyosentezle aynıdır. Amniyosenteze göre avantajı, hamileliğin daha erken safhalarında uygulanması ve hamilelik fazla ilerlemeden tanı konmasına olanak sağlamasıdır. Sakıncası ise düşük riskinin amniyosentezden biraz daha yüksek olmasıdır. Kordosentez adı verilen bir diğer yöntemde annenin karın duvarından girilerek göbek bağına ulaşılır ve oradan fetüse ait kan alınır. Alınan kan laboratuvarda incelenir. Kordosentezin uygulama zamanı genellikle hamileliğin 20. haftasından sonradır. Yapılma nedeni amniyosentezi gerektiren sebeplere benzer. Bu yöntemin avantajı, hamileliğin ileri haftalarında birkaç gün gibi kısa bir sürede tanı konmasına imkan vermesidir. Ancak diğer doğum öncesi tanı yöntemlerine göre bebek için daha ciddi riskler içerir.

7. Gebelik döneminde folik asit yetersizliğinin embriyo gelişimine etkileri nelerdir? Açıklayınız.
CEVAP: Bir B grubu vitamini olan folik asitin yetersizliğinde büyüme geriliği, üreme güçlüğü ve anemi (kansızlık) görülür. Folik asit en yetersiz beslenen anne adaylarının bebeklerinde sinir tüp bozukluğu (nöral tüp defekti ) görülebilmektedir. Gebelik öncesinden itibaren, gebelik süresince folik asit desteği alınması önemlidir.



10.SINIF BİYOLOJİ DERSİ AÇILIM YAYINLARI DERS  KİTABI DİĞER SAYFALAR İÇİN TIKLAYINIZ

Yorum Yazın

0 yorum:

1.YORUMLARA ADINIZI VE ŞEHRİNİZİ YAZINIZ. BU BİLGİLER YAZILMAZSA CEVAP VERİLMEYECEKTİR
2.SORULAR ONAYLANDIKTAN SONRA YAYINLANACAKTIR.
3.GMAİL HESABI OLANLAR YORUMU YAZDIKTAN SONRA ALTTAKİ BENİ BİLGİLENDİRİ TIKLARSANIZ SORULARA VERDİĞİMİZ CEVAPLAR MAİL ADRESİNİZE GELECEKTİR
4.KÜFÜR VE ŞİDDET İÇEREN YORUMLAR YAYINLANMAYACAKTIR